Blog yazıyorum, öyleyse varım…

0

Posted on : 30-06-2010 | By : Çağdaş | In : Havadan Sudan

İnsanlar kendilerini farklı şekillerde ifade ederler. Düşünüyorum da ben yazdığım zaman mutlu oluyorum ve kendimi çok daha iyi ifade ettiğimi hissediyorum.

Esasında yazı yazma merakım küçüklükten beri hep vardı. Hatta o dönem Milliyet Kardeş dergisinde bir şiirim yayınlanmıştı. Şimdi okudukça komik gelse de o zamanın şartları için gayet güzel bir şiirdir :)

Sonra ortaokul döneminde bir ara günlük tutmaya heveslenmiştim. Bazı günler çok sayfa yazarken bazı günler yarım sayfayı zor tamamlardım. Fakat bir süre sonra günlük tutmayı bıraktım. Belki de günlüğü kimseyle paylaşmadığım için kendi kendime yazmak anlamsız gelmişti.

Ne zamanki internet hayatımızda yerini fazlasıyla almaya başladı, yazma merakım tekrar alevlendi. Hatta bu sefer yazdıklarımı çok sayıda kişiyle paylaşma şansım da vardı. O dönem çok uzun aralıklarla yazıyordum. Gördüm ki okuyucularınızla düzenli paylaşımlarda bulunmazsanız bir süre sonra sitenizi ziyaret edenler gelmemeye başlıyor ve yazma motivasyonunuz düşüyor.

Sayfamı şu anda bulunduğu yeni adresine taşımamın üzerinden hemen hemen 1.5 aylık bir süre geçmiş. Bu sayfada aynı hataya düşmeden güncel şekilde yazılarımı paylaşmaya çalışıyorum. Açıkçası Çağdaş’ın Bakış Açısı sitesinin ilk başladığı noktadan geldiği noktaya baktığımda her geçen gün geliştiğini görmek ve izleyici sayısının artması beni mutlu ediyor. Siz okuyucularıma bir kere daha teşekkür ederim. :)

Beni izlemeye devam edin :)

P.S: Şu sıralar Dragon’s Den yarışmasındaki ejderlerden James Caan’ın “The Real Deal” isimli kitabını okuyorum. İlginç bölümler var. İyi bir kitap okumak istiyorum diyenlere önerilir.

P.S-2: Dragon’s Den’le ilgili sizlere bir sürprizim de olabilir. Üzerinde çalışıyorum. :)

Next time for Brasil – Hedef 2014 Brezilya

0

Posted on : 22-06-2010 | By : Çağdaş | In : Havadan Sudan

Next time for Brasil – Hedef 2014 Brezilya from Cagdas ONEN on Vimeo.

Bir Babalar Günü Yazısı

2

Posted on : 20-06-2010 | By : Çağdaş | In : Ailem

Bugün Babalar Günü. Öncelikle tüm babaları tebrik ederek yazıma başlamak isterim. :)

Herkesin babası kendisi için çok kıymetlidir. Bu noktada ayrı bir paragrafı fedakarlığı, özverisi ve en önemlisi desteğiyle hayatımdaki önemli insanlardan biri olan babam için açmak istiyorum.

Gayrettepe’de otururken evimiz Ali Sami Yen stadına çok yakındı. Fenerbahçeli olmasına rağmen ısrarlarımı kırmazdı, beni Galatasaray maçlarına götürürdü. Hatta Galatasaray-Zeytinburnu maçında yanlışlıkla Zeytinburnu taraftarlarının tribününe girmiştik ve girmemizle hızlı bir şekilde kaçmamız bir olmuştu :)

2000 yılında üniversitede ilk yılımda aldığım derslerin ancak yarısını verebilmiştim. Normalde herkes yaz okuluna kalırken, kendisi beni Amerika-San Diego’ya göndermişti. Bu gezinin hikayesini ayrı bir yazı olarak yazmak isterim. Gezide bize eşlik eden bir kişinin “Baban seni bu kadar dersten kalmana rağmen buraya gönderiyor. Demek ki hepsini versen Ay’a gönderecek.” sözünü hala tebessümle hatırlıyorum :)

Bu geziden sonra neredeyse her sene bir fırsat bulup yazları Amerika’ya gitmiştim. Genelde biletleri 1 sene boyunca biriken millerden alıyordum. Bu geziler boyunca yalnız değildim yanımda çok önemli bir destekçim vardı. Babamın Shop&Miles kartı :) Geçtiğimiz sene Shop&Miles’ın hepimize Platinium kart göndermesine şaşırmamak lazım senelerce kendilerine ciddi katkılarım oldu.

Birçok yakın tanıdığımızın “Oralarda ne yapacak? Zaten çekingen çocuktur, pek bir yer göremez masraf etmeseydiniz.” dediğini çok iyi biliyorum. Bu sözlere hiçbir zaman kulak asmadı, tam tersine bana destek oldu. Bu özgüvenle görmediğim yer kalmadı diyebilirim.
(P.S: Babacım bu sözüme aldırma, daha göremediğim yerler var malum dünya büyük :) )

İşte bu duygularla sevgili babam Bülent Önen’in de babalar gününü kutlamak istiyorum. Sevgili Babacım, umarım bende baba olduğumda, kendi çocuklarıma senin bana sağladığın imkanların benzerini sağlayabilirim.

Sevgiler…

Hobiden Para Kazanmak – Bölüm 2

0

Posted on : 14-06-2010 | By : Çağdaş | In : İş Dünyası

Hobilerinden para kazanmak üzere yola çıkan genç girişimcilerle ilgili paylaşımlara geçen hafta başlamıştım.

Bu süre içerisinde girişimcilerimiz neler yaptılar merak ediyor musunuz?

Öncelikle faaliyet alanlarıyla ilgili olarak birkaç ürün denemesi yaptılar. Amaç, ürünleri konusunda yakın çevreden ve potansiyel hedef kitleden geri bildirim almaktı. İlk gelen yorumlar – bende dahil – gayet olumluydu :) Kısaca başarılı olabilecek ve beğenilebilecek ürünleri var. Bence bu açıdan avantajlı başlıyorlar.

Bu noktada ürünün beğenilmesi sonrası hedefleri yüksek koyarak çok sayıda sipariş alma eğilimine girdiklerini gözlemledim. Minimum kaynakla yola çıkıldığı için ürünlerine beklenenden yüksek sayıda sipariş geldiği zaman üretim kapasitesi ve lojistik konusunu nasıl çözecekleri üzerine biraz tartıştık. Açıkçası gelen bir siparişe zamanında cevap verememeleri işin başında bir eksi olacaktır. O yüzden süreçle birlikte hedeflerini yükseltmelerini önerdim. Hatta önce pilot bir bölgeyi seçerek işe başlayabileceklerini söyledim. Buradaki geri bildirimler uzun vadede iş planlarında gerekli revizyonları yapmak için fırsat verecektir.

Henüz bu girişimleri için bir isim belirlemedik. Bu görev benim üzerimde. Ürünleri tatlı ve pasta üzerine olduğu için bu alandaki klişe isimleri kullanmayı tercih etmiyorum. Orijinal ve ayrıştırıcı bir isim bulma derdindeyim. Hemen takibinde blog sayfalarını yapma konusunda da destek vereceğim.

Özetlemek gerekirse;

Girişimciler yola çıktıklarında hedefleri en yükseğe koyma eğilimindeler. Ancak yüksek hedefler arkalarında yüksek sorumluluklar, yeri geldiğinde yüksek maliyetler getirebiliyor. İşleri aşama aşama büyütme yoluna gitmek, kalıcı olmak adına en önemli adım bence.

Bizi izlemeye devam edin :)

Hep destek, tam destek!

0

Posted on : 10-06-2010 | By : Çağdaş | In : Sportif

Coca Cola’nın bloggerlar arasında düzenlediği 90 Türk +1 yarışmasında heyecan devam ediyor.

Böylesine heyecanlı bir yarışmaya ilk defa katıldım ve inanılmaz keyifli bir duygu olduğunu söylemem lazım. İşyerimde bile sürekli olarak adayların olduğu sayfaya girerek son durumları takip ediyorum.

Bugün yurtdışından dönmekte olan bir kişinin Twitter mesajında Güney Afrika’ya giden İspanyol taraftarları kıskandığını belirten bir mesaj okudum. Hepimiz oraya gitmek ve o coşkuyu yaşamak istiyorduk. Coca Cola’nın yarışmasına katılan 90 Türk, Dünya Kupası’nı deneyimleme şansını yakaladılar. Eminim unutamayacakları bir organizasyon yaşayacak, hatta uzun yıllar sonra bile sohbet ortamlarında Dünya Kupası anılarını anlatacaklar. İşte bu 90 Türk’e eşlik edecek blogger olmaya talibim. Amacım futbolun coşkusunu, oradaki katılımcıların deneyimlerini kendi bakış açımla harmanlayarak paylaşabilmek.

Bu linkte şu anda 3.sayfada yer alan yazımı beğenerek ve Facebook profilinizde paylaşarak beni destekleyebilirsiniz. Herkese şimdiden çok teşekkürler :)

Yedikule Hayvan Barınağı İzlenimleri

0

Posted on : 09-06-2010 | By : Çağdaş | In : Sosyal Sorumluluk

Geçtiğimiz Pazar günü Yeniköy Leo Kulübü olarak Yedikule Hayvan Barınağı‘na gittik.

Açık konuşmak gerekirse hayvansever bir aileden gelmeme rağmen daha önce barınağa gitmemiştim. Bu anlamda benim açımdan bir ilk olacaktı.

Yedikule Hayvan Barınağı’nı diğer barınaklarla karşılaştırmam zor olsa da öncelikle gönüllülerin organize çalıştıklarını söylemeliyim. Sokağa atılmış hayvanların her tür tedavisi sağlanıyor, rehabilitasyonu yapılıyor ve gerçekten istekliler olursa sahiplendirilebiliyor. Gerçekten istekliler diyorum çünkü pet shop çalışanları cins köpekleri alabilmek adına istekli görüntüsü altında barınağı ziyaret ediyormuş. Hayret verici değil mi?

Cins köpek demişken olayın farklı bir boyutu da var.  Barınağın ana bölümünde başta Husky olmak üzere Alman Kurdu, Boxer gibi köpeklerden çok sayıda gördük. Bir heves alınmış daha sonra sokaklara atılmışlar. Bazıları da ciddi şekilde hırpalanmış. Buna rağmen ziyaretçileri görünce sevinip üzerinize atlıyorlar. Her tür kötü muameleye, sokağa atılmış olmalarına rağmen insanlara hala küsmemişler. Bu tabloyu görünce inanın içiniz burkuluyor.

Fatih Belediyesi’nin desteği ve başta Meral Olcay olmak üzere gönüllülerin çabalarıyla barınak belli bir noktaya gelmiş. Ama ne olursa olsun bir takım acil ihtiyaçlar olabiliyor. Yedikule Hayvan Barınağı‘nın web sitesinden bu ihtiyaçlara ulaşabilirsiniz. En önemlisi de eğer bakamayacağınızı düşünüyorsanız sakın hayvan almayın. Pet shop’lara boşu boşuna para kazandırıp bir canlıyı kaderine terk etmeyin. Eğer kendinize güvenip bakabileceğinizi düşünüyorsanız da barınaktan köpek alın.

This time for Africa – Dünya Kupası Heyecanı

0

Posted on : 08-06-2010 | By : Çağdaş | In : Sportif

1 ay sürecek ve futbolla dolu dolu bir dönem yaşayacağımız Dünya Kupası’nın başlamasına az bir zaman kaldı.

Katılan ülkelerde olduğu kadar, futbolseverlerde de ciddi bir heyecan var. Fakat benim durumum biraz daha farklı…

Coca Cola’nın düzenlediği 90 Türk yarışmasına blogger olarak katıldım. Bir anlamda seçilen 90 kişilik gruba +1 olmak adına yarışıyorum.

Bu doğrultuda “Dünya Kupasını en iyi ben anlatırım! Çünkü…” diyerek bir yazı yazdım. Bu yazıyı burada bulabilirsiniz. Şu anda açılan sayfada hemen sağ tarafta benim ismimi ve yazıyı göreceksiniz. Eğer yazımı beğenirseniz lütfen hemen altındaki Facebook-Beğen bölümüne tıklayın :)

Shakira’nın şarkısında olduğu gibi bakarsınız bende “This time for Africa” diyerek  kupayı orada canlı izleme şansına sahip olurum. :)

Sevgiler…

Waka Waka from PopJoyMusic on Vimeo.