Balkan Macerası – Dubrovnik 1.Bölüm

0

Posted on : 30-08-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler

Balkan maceramızda bir sonraki durağımız Lord Byron’un “Adriyatik’in incisi” diye nitelendirdiği Dubrovnik.

Özellikle Hırvatistan’ın muhteşem sahillerinden geçerek şehre geldiğimizde inanılmaz bir hayranlığa kapıldık ve işte o zaman bu şehirde çok güzel günler yaşayacağımızı anladık.

Ve işte karşınızda hareketli yaşamı, sade ve doğal güzelliğiyle Dubrovnik

Dubrovnik hakkındaki genel izlenimler

Bence Dubrovnik bir miktar Fransa’nın meşhur Cote d’Azur sahillerini ve bir miktarda İtalyan tarzını anımsatıyor. Sanki bu ikisini harmanlanmış ve Dubrovnik’te hayat bulmuş gibi. İtalya’ya yakın olması ve tarih boyunca Venediklilerle olan mücadelelerini düşülünce İtalyan tarzından etkilenmemesi zaten beklenemezdi.

Dubrovnik tam anlamıyla Avrupai bir şehir. Özellikle Old City (Eski Şehir) olarak adlandırılan bölümünde ise tarihi tüm canlılığıyla yaşayabiliyorsunuz. Burayı gezerken kendimi Venedik sokaklarında geziyor gibi hissettim. Tarihi binalar, taş yollar ve dar sokaklar…Burada olduğumuz süre boyunca Dubrovnik’te festival vardı ve Old City içerisindeki her meydanda ağırlıklı klasik ve caz müzik dinleyebiliyorduk. Bir yanda tarih, bir yanda ise güzel bir müzik gezerken bize eşlik eden keyifli bir ikiliydi.

Tarih dışında Dubrovnik’in gerek etrafındaki koylar gerekse adalarında yeşillikler arasından kendinizi Adriyatik’in soğuk sularına bırakabiliyorsunuz. Genel olarak düşününce Dubrovnik her amaca yönelik bir şeyler sunan bir şehir.

Dubrovnik’te neler yaptık?

Biz Dubrovnik’te toplam 4 gün kaldık. İlk geldiğimiz gün akşam saatlerinde şehre vardığımız için otele yerleşme sonrası Old City bölgesini keşfettik. Bir gün günübirlik olarak Karadağ’a geçtik, o bölümü ayrıca sizlerle paylaşacağım. Kalan 2 günümüzü ise sabahları deniz ve akşamları yine şehir merkezinde keşiflere ayırdık. Kaldığımız otel şehir merkezine otobüsle hemen 10 dakika mesafedeki Lapad’daydı. Zaten bu bölgede yan yana sıralanmış çok sayıda otel var. Şehir merkezinde ciddi anlamda araç park sorunu olduğu için her 40 dakikada kalkan otobüslerle merkeze iniyorduk.

Dubrovnik şehir merkezindeki plajlar genelde girişleri biraz daha pahalı ve en önemlisi kalabalık olan plajlar. Bu yüzden bir gün otelimizin hemen önündeki Uvala Lapad koyundan denize girdik. Diğer gün ise Old City’den sürekli kalkan feribotlarla 30 dakikada ulaşabileceğiniz Lokrum Adası’na gittik. Bu noktada önemli bir bilgilendirme yapmam lazım. Hırvatistan’da bildiğimiz anlamda kum plaj yok. Plajlar ve deniz genelde taşlık olduğu için hazırlıklı gitmenizde fayda var.

Dubrovnik’e gideceklere tavsiyelerim

Her sene Bodrum veya Antalya’ya gitmekten sıkıldıysanız yaklaşık 2 saatlik bir uçak yolculuğuyla hem de vize almakla uğraşmadan Dubrovnik’e gitmenizi şiddetle öneriyorum.

Dubrovnik Old City bölgesi çok büyük bir bölge değil. Abartısız olarak 2-3 saatte tüm sokaklarını gezebilirsiniz. Bu bölgedeki ana cadde Stradun üzerinde hediyelik eşya dükkanları ve mağazalar varken buranın hemen paralel sokaklarında çok güzel restoran ve cafeler bulabilirsiniz. Bu noktada 2 tane restoran önerim var:

Pizzeria Mea Culpa – Dubrovnik’te İtalyan usulü çok güzel pizza yeme şansınız var. Servis kalitesiyle Mea Culpa bu anlamda kesinlikle önerebileceğim bir yer. Old City girişindeki Onofrio Çeşmesinin yanından sağa sapıp bir paralel sokağa girdiğinizde burayı bulacaksınız. Güzel bir Rose şarap yanında pizza yiyerek keyifli bir akşam geçirebilirsiniz. :)

Kamenice – Deniz mahsulü yemekten hoşlanıyorsanız Bunic Square’de yer alan Kamenice’ye mutlaka uğrayın. Akşam saatlerinde ciddi anlamda sıra beklendiği için biz akşamüstü buraya gitmiştik. Özellikle hamsiye benzeyen Baby Fish ile Black Rissotto yemenizi öneririm.

Bunun dışında esasında gitmek istediğimiz ancak gidemediğimiz bir restoranı daha önermek istiyorum. Old City surlarının hemen üstünde oturmak, keyifli bir yemek yemek arkasında aynı mekanın Lounge bölümünde müzik dinlemek, “Şu dünyaya bir kere geldik, para önemli değil” diyerek vakit geçirmek istiyorsunuz Gil’s‘e mutlaka gidin derim. :)

Yemeklerden bahsetmişken Dubrovnik’in meşhur dondurmasına değinmeden olmaz. Dubrovnik’te dondurma istediğinizde abartısız kocaman bir külah dondurma alıyorsunuz. Çok farklı çeşitler olduğu için her yemek sonrası farklı kombinasyonlarla dondurma yiyebilirsiniz. Muhtemelen süt tozu yerine taze süt kullanıldığı için dondurmaları gerçekten çok lezzetli.

Dubrovnik ile ilgili tavsiye edebileceğim o kadar çok şey var ki…Gerisini de diğer yazıya saklayayım. :)

Post a comment