Balkan Macerası – Hvar

2

Posted on : 06-09-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler

Balkan maceramızda sondan bir önceki durağımız Split’ten feribotla geçtiğimiz Avrupa’nın en gözde adalarından biri olan Hvar.

Hvar hakkındaki genel izlenimler

Hvar’ı birkaç özelliğiyle anlatacak olursam kesinlikle muhteşem denizi, çam ormanları ve etrafınızdan eksik olmayan lavanta kokuları diyebilirim.

Genelde “Avrupa’nın en gözde adası neresidir?” konusu açıldığında çoğunluk Mykonos, Mallorca, Capri adalarını söyleyecektir. Bu adaların pazarlaması daha iyi yapıldığı için birçok kişinin gezi listesinde de bir tanesini mutlaka bulabilirsiniz.

Açıkçası Balkan Maceramızı planlamadan önce bende Hvar’ı hiç duymamıştım. Internetten bazı yorumları okuyunca “Acaba abartılıyor mu?” diye de düşünmeden edemedim. Ama Hvar’ı gördükten sonra kararım tamamen değişti.

Popüler tatil merkezlerinden biraz daha farklı alternatif arayanlar için Hvar Adası gerçekten ideal seçim olabilir. Conde Nast Traveller dergisinin 2009 yılı Okuyucu Seçimlerinde (Readers’ Choice) Avrupa’nın en iyi adaları kategorisinde 6.sırada yer alması da bunu doğruluyor.

(P.S: Aynı kategoride Bozcaada’nın 2.sırada yer alması da ülkemiz açısından önemli.)

Gündüzleri denizin tadını çıkarabileceğiniz, geceleri ise hareketli yaşantısına kendinizi kaptırabileceğiniz güzel bir Dalmaçya adası Hvar…

Hvar’da neler yaptık?

2 gece kaldığımız Hvar’da gündüzleri tamamen deniz keyfine ayırdık. Otelimiz Hvar’ın merkezine yürüyüş mesafesindeydi. Ama biz merkezin hemen sağ tarafında yer alan koydan denize girdik.

Gündüzleri deniz keyfi sonrası akşamları Hvar’a indik. Burada marina dışında çok güzel barlar ve restoranlar mevcut. Hırvatistan’ın diğer şehirlerindeki gibi arnavut kaldırımlı yolları, dar sokaklarıyla Akdeniz havasını burada da hissediyorsunuz. Özellikle gençlerin yoğun olması Hvar’ı tam anlamıyla bir parti adası yapıyor diyebilirim. :)

Hvar’da hareketlilik tamamen bu bölgede toplanmış durumda. Ancak gündüz saatlerinde motorsiklet kiralayarak lavanta kokuları eşliğinde adanın diğer bölümünde yer alan köyleri gezebilir, farklı koylardan denize girebilirsiniz.

Motorsiklet kiralamayı tercih etmezseniz marinada yer alan gezi tekneleri günübirlik turlarla sizleri adanın diğer bölümlerine ve adanın hemen yakınında yer alan diğer küçük adacıklara götürüyor.

Tarihi yerler görmek isterseniz adanın hemen kuzeyinde yer alan ve Split’ten gelen feribotların yanaştığı Stari Grad’a gidebilirsiniz. Antik çağlarda Adriyatik bölgesindeki ilk yerleşimlerin buraya yapıldığı keşfedilmiş. Aynı şekilde Hvar’da kaleye çıkarak şehir manzarasına karşı şarap içebilirsiniz. Anlayacağınız Hvar’da her zevke yönelik bir şeyler var.

Hvar’a gideceklere tavsiyelerim

Hvar Adası üzerinde 4 tane bölge var. Hvar, Stari Grad, Jelsa ve Sucuraj.

Adaya Split’ten kalkan feribotlarla 1 saat 45 dakikalık yolculuk sonrası ulaşabiliyorsunuz. Ancak bu feribotlar kuzeydeki Stari Grad’a yanaşıyor. Buradan Hvar’a (merkeze) yaklaşık 20 dakika süren bir araba yolculuğuyla ulaşabiliyorsunuz. Bunun yerine Split’ten kalkan katamaran ile doğrudan Hvar’a ulaşabilirsiniz ki bu daha mantıklı bir seçim olur. Katamaran yolculuğu 1 saat 30 dakika sürüyor ancak biletleri önceden almanız gerekli, talep fazla.

Adaya iner inmez sizleri pansiyon sahipleri karşılıyor ve pansiyonlarının resimlerini göstererek müşteri çekmeye çalışıyorlar. Birçok pansiyon marinaya yürüyüş mesafesinde bulunuyor. Ücretleri ise gayet uygun ve eğer grup halinde gelecekseniz daha da indirim alma şansınız var.

Ancak böylesine bir adaya geliyorsanız kesinlikle bütçeyi düşünmeden iyi bir otelde kalın. Bu noktada 2 önerim var. Bir tanesi hemen marinada yer alan Hotel Adriana, diğeri ise 5-10 dakika yürüyüş mesafesinde yer alan Amfora Hotel. Bütçe tuzlu olabilir ama insan bazen kendini şımartmak istiyor. :)

Biz adanın diğer bölgelerini gezemedik. Özellikle Stari Grad’ın yakınındaki Maslinica Koyu için Adriyatik’in en iyi koyları arasında olduğu söyleniyor. Buraya gitmenizi öneririm.

Adanın birçok yerinde lavanta yetiştiriliyor. Hediyelik eşya olarak küçük lavanta keselerini düşünebilirsiniz. Bu sırada “Her yerde bir Türk’le karşılaşırsınız.” sözünün doğruluğunu Hvar’da da yaşadık. Merkezde turist olarak gelen Türklere ek olarak Pizzeria’ex Rocco’ Buffet isimli restorana giderseniz Makedonyalı Şadan Ağabey ile İstanbul anıları üzerine konuşabilirsiniz. :)

Yazımın başında belirttiğim gibi standartların dışında farklı bir alternatif arayanlar ve Dubrovnik’ten başlayarak Dalmaçya sahillerini gezenler Split’e kadar gelmişken Hvar’a da mutlaka uğramalılar. Bu sırada Split’e gelirken yol üzerinde Ston ve Makarska’yı da mola yerleri olarak listenize ekleyebilirsiniz.

Comments (2)

Hvar gerçekten güzelmiş .

Hırvatistan gezimizde gemi saatleri uymayınca bizde Hvar yerine Brac adasına gitmiştik ve o ada da çok güzeldi .

Split – Zadar arasındaki Sibenik şehri civarındaki bazı sahillerde ise kendimizi sanki bir masal ülkesinde hissetmiştik .

Yazılarınızı okurken Hırvatistan tatilimizi tekrar hatırladık . Teşekkür ederiz .

Yorumlarınız için teşekkür ederim.

Hırvatistan’ın doğası gerçekten çok güzeldi. Avrupa’nın yükselen tatil destinasyonlarından biri olmayı hak ediyor.

Post a comment