Menemen vs El Bulli

0

Posted on : 18-10-2010 | By : Çağdaş | In : Sportif

Dünyaca ünlü, Michelin yıldızlı bir şefi restoranınıza getirip eline domates, biber, yumurta verip “Şefim sen bize iyi bir menemen yap, biz bu vizyona inandık bol bol ekmek banıp yeriz” derseniz şef öncelikle durumu garipser.

Daha sonra kendi kendine “Yahu ben El Bulli’de şeflik yapmış adamım, bir tek menemen mi?” diyerek size kendince farklı alternatifler sunmayı dener.

Ama elinde domates,biber,yumurtadan başka malzeme yoktur.

Malzeme istedikçe de “Şefim al sana acı biber, nane, kekik idare et ne olur” diyerek durumu geçiştirirsiniz.

Bir süre sonra menemen artık içinizi baymaya başlar. Şefiniz de zaten menemenden sıkılmaya başlamış “Elimdeki malzeme bu ne yapayım?” diye söylenmektedir.

Gün gelir restorana gelenler “Yeter artık. Menemenden içimiz kıyıldı.” derler.

“Müşteri her zaman haklıdır.” yaklaşımıyla şefinizle yollarınızı ayırmaya karar verirsiniz. Zaten bu şef hiçbir zaman iyi menemen yapamamıştır. Size gereken bu yemeği iyi yapabilecek kendi öz kaynaklarınızdan biridir.

Peki bu sırada akıllarda şöyle bir soru belirir:

Yapmakta olduğunuz devasa restorana sadece menemen yemeye kim gelir?

İşte Galatasaray’ın içinde bulunduğu durumun trajikomik öyküsü bence böyle…

Muhtemelen çok yakın bir zamanda Frank Rijkaard’ın Galatasaray’dan ayrıldığını duyacağız.

Yazacak çok şey var ama sanırım kendisine Timur Selçuk’un şarkısıyla veda etmek yerinde olacak:

Yollarımız burada ayrılıyor
Artık birbirimize iki yabancıyız
Ne kadar acı olsa,ne kadar güç olsa,
Her şeyi,evet her şeyi unutmalıyız!

Keşke Galatasaray’ın başına çok daha farklı koşullarda gelseydin Frank Rijkaard.

Şimdiden yolun açık olsun.

Post a comment