Kendi Kendine Satan Ürünler Yaratmak

1

Posted on : 02-01-2011 | By : Çağdaş | In : İş Dünyası

Coşkulu bir yeni yıl kutlaması sonrası Cumartesi gününü sosyal aktivitelere, Pazar gününü ise evde dinlenmeye ayırmıştım.

Hazır evde dinleniyorken geçtiğimiz günlerde aldığım, Alex Bogusky ve John Winsor’ın “Kendi Kendine Satan Ürünler Yaratmak (Baked In)” isimli kitabını okuyayım dedim.

Hep söylediğim bir şey vardır. Her kitap, okuduğu kişide farklı duygular veya fikirler uyandırır. Kitabı okumayı henüz tamamladım ve bu kitabın bende uyandırdıklarını, 2011 yılının bu ilk yazısında sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle kitap, 134 sayfa olduğu için hızlı bir şekilde okuyabiliyorsunuz. Alex Bogusky iyi bir reklamcı olduğu için kitabın dilini de rahat okunacak şekilde, araya ufak espriler de katarak, hazırlamış.

Değişen tüketici davranışları ve pazarlama dinamikleri karşısında, Bogusky ve Winsor’ın önermesi sıradan bir ürün tasarlayıp, sonraki aşamada ürünü pazarlamak üzerine bir hikaye yaratmakla uğraşmak yerine, tasarım ve pazarlamanın sürecin en başından bir araya gelerek bir ürün yaratmaları yönünde. Bir anlamda yenilikçi bir ürün ortaya çıkartıp pazarlamayı içine yerleştirmek. Doğal olarak böyle yaratılan bir ürün, bir anlamda “Kendi kendine satan” bir ürün oluyor.

Kitabın içerisinde bir şirketin bunu yapabilmesi için izlemesi gereken 28 kuraldan bahsediliyor. Neden bilmiyorum ama bu tarz kuralcı yaklaşımlar bana pek sempatik gelmiyor. Sanki bu kurallardan birine uymazsanız hiçbir şey yapamazsınız gibi bir hava yaratılıyor.

Normalde kitap okurken elimde geldiğince dikkatimi çeken noktaların altını çizmeye çalışırım. Kitabı alırken de Crispin Porter+Bogusky’nin şirket olarak büyümesini ve başarısını düşünerek, beklentilerimi yüksek tutmuştum. Açıkçası genel bilinen kuralların tekrarından öteye gidemeyen bir kitap olduğunu görünce (Örn. Topluluk yaratın, ilham verin, ürününüzü konuşturun vb…) biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemem lazım.

Bu tarz kitaplarda, sıklıkla “Deneyim” ibaresini okuyoruz. Kitabın iddialı bir ismi olunca, farklı şirketlerin veya yazarların deneyimlerini daha fazla okuyacağımı tahmin etmiştim. Sadece CP+B’nin Amerika’da MINI için yaptığı lansmanla ilgili birkaç paragraf dışında “Deneyim” başlığının altını dolduracak pek bir şey bulamıyorsunuz.

Kitabın kendi Twitter hesabı ve web sitesi var. Buradan varsa yorumlarınızı yaparak, güncel tartışmalara katılabilirsiniz. Kitabı satın almak yerine D&R veya Remzi Kitabevi gibi bir yerde koltukta oturup hızlıca göz atsanız bile bence yeterli olur.

Kitapta dikkatimi çeken, Geoffrey A.Moore’dan yapılan bir alıntıyı paylaşarak yazımı bitirmek istiyorum.

“Evrim, rekabet avantajı sağlayan yönlerimizi sürekli olarak yenilememizi ister. Sonsuza kadar yenilenmek, hırs değil tasarım özelliğidir. Bir strateji değil, bir koşuldur.”

Comments (1)

Faydali bir yazi olmus…. Tesekkurler

Post a comment