Steve Jobs – Walter Isaacson

1

Posted on : 27-11-2011 | By : Çağdaş | In : İş Dünyası

Steve Jobs, 21.yüzyılın tartışmasız en önemli dahilerinden biri.

Apple’ın “Farklı Düşün” temalı reklamında söylendiği gibi, dünyayı değiştirebileceklerini düşünecek kadar çılgın olan ve bunu yapan bir insan.

Vefatı sonrasında ben de Walter Isaacson tarafından yazılmış biyografisini merakla bekliyordum ve sonunda okuma şansını buldum. Hep söylediğim gibi her kitap, okuduğu kişide farklı duygular veya fikirler uyandırır. Bu yüzden her olayı ve detayı anlatmadan dikkatimi çeken noktalarını paylaşıyor olacağım.

TUTKU VE ODAKLANABİLMEK: Tutku, her liderin başarıya ulaşmasındaki temel noktalardan biri aslında. Steve Jobs da aynı şekilde yaptığı işi büyük bir tutkuyla yapmış. Belki kontrol delisi olmasının temelinde bu tutkusu yatıyordu. Bunun dışında hedefi belirledikten sonra olağanüstü bir şekilde odaklanabilmesi Apple’ın bugün bulunduğu yere ulaşmasını sağlayabilmiş. Liderlik açısından bu iki kavramın önemi, biyografiyi okuyunca bir kere daha ortaya çıkıyor.

ŞİRKET DÖNÜŞÜMÜ: Apple’ın ilk büyük yatırımcısı ve yönetim kurulu başkanı Mike Markkula’nın önemli bir sözü var: “Kalıcı şirketler, kendilerini yeniden oluşturmayı bilen şirketlerdir.” Bu noktada adeta bir kelebeğin geçirdiği dönüşüm gibi, kendini yeniden oluşturabilmek bir şirket için hiç kolay birşey değil. Ancak burada da Steve Jobs’un ikna yeteneği ve vizyonu kendini göstermiş.

Şirketler için geleceği önceden hissedilmek ve hamlelerini bu doğrultuda yapmak, eğer gerekiyorsa bazı alanlardan vazgeçebilmek kısa vadede etkisini hissettiremeyebilir ancak uzun vadede çok kazandıracağını söylemek yanlış olmaz. Yine biyografide geçen ünlü hokeyci Wayne Gretzky’nin şu sözü zaten Apple için de bir ilham kaynağı olmuş: “Topun gittiği yere doğru kay, daha önce bulunduğu yere değil.”

LİDERLİK ANLAYIŞI: Steve Jobs, tarzı itibariyle insanlarla zıtlaşan, çoğunlukla insanları kıran ve inciten bir liderlik anlayışıyla Apple’ı yönetmiş. Özellikle gerçeği çarpıtma sahası methoduyla da insanları olamayacak şeyler için motive ederken, bu insanların hayal bile edemeyecekleri şeyleri başarabilmelerini sağlamış.

Genel liderlik kalıpları içerisinde bakıldığında bu yaklaşım iyi liderlik tanımına giremeyebilir, öyle değil mi?

Bu tarz kalıp kitaplarda liderin uzlaşmacı olmasına yönelik ibareler vardır. Ancak biyografiyi okuyunca zıtlaşmaktan korkan, kibar ve yumuşak başlı, aynı zamanda fazla uzlaşmacı liderlerin değişimi dayatmada ne kadar etkili olacağı tartışılır bir hale geliyor. Bu noktada uzlaşmacı yerine, yapıcı bir tartışma kültürü yaratıp zıtlıkları iyi yönetebilen liderler değişimleri daha hızlı gerçekleştirebilirler sonucuna varabiliriz.

Bunlara ek olarak Steve Jobs’un hoşuma giden ve üzerinde düşünülmesi gereken bazı sözlerini de paylaşayım:

*) “Müşteriler ne istediklerini biz onlara gösterene kadar bilmezler.”

*) “Ne yapmayacağına kadar vermek, ne yapacağına karar vermek kadar önemlidir.”

*) “Neden bahsettiğini bilen insanların Powerpoint’e ihtiyacı yoktur.”

Genel olarak akıcı dille yazılmış bu biyografiyi okumanızı öneririm. İşiniz ve kendiniz için ilham alınabilecek noktalar bulacaksınız :)

Comments (1)

Merhabalar :)

Özellikle liderlik anlayışı bölümü ve en aşağıda belirtilen maddeler altı tekrar tekrar çizilip okunması gereken bölümler.

“Müşteriler ne istediklerini biz onlara gösterene kadar bilmezler.”

sözü ile
liderlik anlayışı kısmında belirtilmek istenen konu birbirini çok iyi tamamlıyor. Yaratıcı fikirleri topluma uygulayabilmek için zıtlıkların yönetilebilmesi ve gerektiği yerde zıtlıkların katalize edilebilmesi bir liderin yapabilmesi gereken özellikler olduğunu düşünüyorum.

Buna kendi çapımda en güzel örneği ipad olarak verebilirim. Ipad in nasıl bir ihtiyaç olduğunu ipad almadan farkına varamayabilirsiniz. Ipad in fikir aşamasından bir ürün haline getirinceye kadar geçen zamanda zıtlıklarla mücadelenin, yaratıcılığa engel tanımamanın en güzel örneklerinden biri olduğu kanısındayım.

Geleceği şekillendirecek veya başka bir deyişle “Next Big Thing” yaratabilecek ürün/servis/algıların ancak bu şekilde bir liderlik anlayışıyla gerçekleşebileceğine inanıyorum.

Paylaşım için teşekkür ederiz :)

Post a comment