L’Avventura Italia – Roma

0

Posted on : 09-12-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler

İtalya Macerası (L’Avventura Italia) denilince tabii ki ilk durağımız, İstanbul gibi 7 tepe üzerine kurulu, aşıklar kenti Roma. :)

Maceramızın başındaki oluşturduğumuz plana göre Roma’da dolu dolu 2 tam günümüz olacaktı. Bu yüzden vakit kaybetmeden yola koyulduk.

Kendi gözlemlerimle Roma’da yaptıklarımızı anlatmaya başlayayım. Roma’ya gidecekler için planlamalarında faydalı olacağını düşünüyorum.

Roma Forumu (Roman Forum) ve Colosseum: Spartacus dizisinden sonra sanırım Roma’ya giden herkes özellikle Colosseum’a uğramak isteyecektir. :) Colosseum çok önemli bir tarihi yapı ancak içerisine girmek için çok uzun kuyrukları beklemek lazım. Eğer zaman kısıtlamanız varsa Colosseum önünde resim çektirip dışarıdan görmek mantıklı olur. Roma Forumu bölgesinde de kısa yürüyüşler yaparak tarihi dokuyu bir nebze olsun hissedebilirsiniz.

Vatikan & St. Pietro Katedrali (Basilica di San Pietro): Roma’ya gelip Vatikan’ı gezmemek olmaz. Özellikle St.Pietro meydanının insanları kucaklayan mimarisi ve katedralin içerisinde yer alan Michelangelo’nun Pieta’sı gerçekten çok etkileyici. Şu anda cam bölme arkasında sergilenen Pieta’da, anne-oğul ilişkisi (Meryem ve Hz.İsa) inanılmaz tasvir edilmiş.

Katedralinin üst bölümüne çıkmayı, Vatikan Müzesi ve Sistine Şapeli’ni gezmeyi ertesi güne bırakarak Roma’da dolaşmaya devam ettik. Şansımıza ertesi gün geldiğimizde Papa penceresinden Pazar ayinini yönetiyordu. İlginç bir tesadüf oldu. :) St.Pietro meydanında adım atacak yer yoktu desem abartmış olmam. Ayinin bitişi sonrasındaki kalabalıktan dolayı planımızın bu kısmını pas geçmek durumunda kaldık.

Bu noktada Vatikan’a gideceklere önerim bütün bölümleri aynı gün içinde gezmeleri. Katedralin üst bölümünden kuş bakışı Roma manzarasına, Sistine Şapeli’nde ise Michelangelo’nun “Adem’in Yaratılışı” eserine hayranlıkla bakabilirsiniz.

Roma’nın Güzellikleri: Vatikan’ı gezdikten sonra hemen yakınındaki Castel Sant’Angelo’ya gidebilirsiniz. Özellikle köprü üzerine kaleyi arkanıza alarak çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Buradan sırasıyla Piazza NavonaPantheonFontana di TreviPiazza di Spagna (İspanyol Merdivenleri) güzergahını izleyerek yaklaşık yarım gün içerisinde Roma’nın belli başlı yerlerini gezmiş olursunuz. :) Roma’nın Güzellikleri’ni yaşarken bazı tavsiyelerim var:

*) Piazza Navona’da meydanda yer alan restoranlar tamamen turistik ve pahalı. Bunun yerine hemen meydanın arka sokaklarındaki restoranları tercih edebilirsiniz. Özellikle güzel bir tiramisu yemek isterseniz Rust’ı deneyebilirsiniz.
*) Fontana di Trevi ve Piazza di Spagna geceleri de çok hareketli oluyor. Çeşmeye adet olduğu üzere para atıp akşam içkinizi merdivenlerde içmenizi öneririm. :)

Roma’da Alışveriş-Castel Romano: Daha önce Avrupa’daki outlet anlayışıyla ilgili bazı yorumlarımı paylaşmıştım. Roma’nın en büyük outletlerinden Castel Romano bu bağlamda bana pek cazip gelmedi. Fiyatlar outlet mantığı içerisinde düşündüğünüzde hiç ucuz değil.

Roma’ya turla gidenlere ekstra olarak Castel Romano turu sunulur. Genelde 25 Euro (kişi başı) olan bu tura para vermektense Termini (Merkez İstasyon) yanındaki Via Marsala üzerindeki Castel Romano otobüsleriyle 12 Euro’ya gidip dönebilirsiniz. Yolculuk yaklaşık 30 dk sürüyor. Roma’ya kadar gitmişken uğrayalım derseniz en fazla 2 saat ayırmanızı öneririm.

Roma’da Konaklama: Roma’da Termini (Merkez İstasyon) istasyonunun hemen yanındaki Via Marsala üzerinde Best Western Premier Hotel Royal Santina oteli konumu itibariyle önerebileceğim bir otel. İstediğiniz her yere Termini’den rahatça gidebilirsiniz. Bu sırada turla seyahat edenlerin şehir merkezi otellerini tercih etmesi daha iyi olur. Şehir dışı otellerden Roma merkezine ulaşım en az 45 dk. sürüyor. Benden uyarması…

Ayırdığımız süre içerisinde Roma’yla ilgili notlarım şimdilik bu kadar. Maceramızda bir sonraki durağımız Floransa olacak. :)

L’Avventura Italia

0

Posted on : 27-11-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler

Bayram tatili biteli neredeyse 1 hafta oldu.

Bu süre içerisinde rutin iş ve hayat koşturmalarımıza geri döndük.

Haftasonunun gelmesiyle beraber kendimi bilgisayarın başına attım ve son İtalya Maceramızı – L’Avventura Italia – yazmaya karar verdim.

Yazı dizisine başlamadan önce maceramız hakkında bazı ön bilgileri paylaşayım:

Neden İtalya’yı seçtik?
Tamamen arkadaş grubumuzla beraber verdiğimiz bir karardı. Farklı alternatifleri fiyat, hava koşulları, uçak bileti gibi çeşitli kriterlere göre değerlendirdik ve İtalya’ya gitmeye karar verdik.

Hangi şehirleri gördük?
İtalya maceramızın rotası RomaFloransaVenedik şeklindeydi.
Bu rota üzerinde ilerlerken günü birlik olarak Napoli, Pompei, Orvieto, Sirmione ve Verona’yı görme şansımız oldu.

Bu kadar yoğun bir seyahat planı içerisinde günlük planlarımızı nasıl belirledik?
İster tek başınıza, ister arkadaş grubunuzla veya tur ile seyahate çıkmış olun, günlük planınızı önceden hazırlamak işinizi gerçekten kolaylaştırıyor.
Günlük planları hazırlarken her bir destinasyon için amacınızı belirleyerek yola koyulabilirsiniz. Bir destinasyona sadece tarihi dokusunu hissetmek için giderken (Örn. Pompei), başka bir destinasyona “Sanki orada yaşıyormuş gibi bir deneyim yaşamak” için gitmek istiyor olabilirsiniz. Bu amaca göre ilgili destinasyonda görülecek ve yapılacaklar listenizi belirleyebilirsiniz. Bizde bu doğrultuda günlük planlarımızı belirledik. Zaten yazı dizisinin takibinde bu planlara daha detaylı değineceğim.

Genel olarak nasıl bir macera yaşadık?
Son derece keyifli bir macera yaşadık. Rotamızdaki her duraktan, zamanın imkan verdiği ölçüde maksimum verim almaya çalıştık. Mutlaka görülmesi gereken yerleri gördüğümüz gibi, zaman zaman alışveriş çılgınlığına da kapıldık. :) Özellikle İtalya’daki toplu taşıma (şehir içi ve şehirler arası) hakkında çok detaylı ipuçları verebilecek duruma geldik. :)

Alışveriş konusunda bir parantez açacağım. Gerek Avrupa gerekse Amerika’da ciddi sayıda outlet gezmiş biri olarak liderliğin Amerika’da olduğunu kesinlikle söylemem lazım. İtalya’da gördüğümüz Castel Romano (Roma) bu bağlamda hayal kırıklığı yarattı.

(NOT: Amerika’ya gidecek olanlar için outlet önerilerim: Sawgrass Mills (Florida)Potomac Mills (Virginia)Woodbury Common Premium Outlets (New York) )

İtalya maceramızın ana hatlarını belirtmeye çalıştım.

Rotamızdaki her bir destinasyon için detaylı paylaşımlarım için beni izlemeye devam edin derken objektifimden bazı fotoğraflarla sizi baş başa bırakmak istiyorum. :)

Tatil Dönüşü

0

Posted on : 21-11-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler, Havadan Sudan

Yaklaşık 9 günlük bir aradan sonra yine sizlerle beraberim. :)

Macera dolu güzel bir İtalya tatili geçirdim. Tüm detayları takip eden günlerde resimleriyle beraber burada paylaşacağım.

Bir tatilin daha sonuna gelirken kendimize şu soruyu soralım:

Bir sonraki tatilde ne yapıyoruz? :) :)

Şimdiden herkese iyi haftalar. Beni izlemeye devam edin. :)

Tatile gittim, geleceğim…

2

Posted on : 11-11-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler, Havadan Sudan

Malum 2010 yılının son ve uzun tatilini yakalamışken gezmeden duramadım. :)

Muhtemelen siz bu yazıyı okurken hazırlıklarımı tamamlamış ve yollara düşmüş olacağım.

Bu sırada tatile çıkacak olanlara iyi tatiller ve herkese şimdiden iyi bayramlar. :)

21 Kasım Pazar günü tekrar görüşmek üzere!

Sıradaki şarkı konsepte uygun olarak Madonna‘dan geliyor: “Holidayyyy, Celebrateee!” ;)

Bayram tatiline geri sayım…

3

Posted on : 07-11-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler

Bu sene tatiller açısından gerçekten hareketli geçti.

Özellikle bayram tatilleri çok iyi zamanlara denk geldiği için uzun süreli tatil yapma şansımız oldu.

Ve şimdi de 2010 yılının son ve uzun tatili için geri sayıma başladık.

Bu sefer rotamız İtalya. Sırasıyla Roma, Floransa ve Venedik’i gezeceğiz.

Seneler önce annemlerle İtalya ve Fransa’yı kapsayan bir tura çıkmıştık. Ancak tur programı o kadar yoğundu ki açıkçası bu şehirlerin hakkını tam anlamıyla veremediğimizi hissetmiştim. O yüzden son durağımız olan Roma’da Fontana di Trevi‘ye para atarken Roma’ya tekrar gelmeyi dilemiştim. Demek ki dileğim tutmuş. :)

Bu sefer rotamız üzerindeki Siena, Pisa gibi şehirlere ek olarak daha önce gidemediğim Napoli ve Pompei’yi de görme şansımız olacak. O yüzden bu tatilin benim için önemi ayrı. :)

Tatile çıkmanın, yeni yerleri ve kültürleri keşfedecek olmanın verdiği heyecanla yeni haftanın hızlıca geçmesini istiyorum. Ne diyeyim “Tatili seviyorum!”. Pisa Kulesi’nde konsept fotoğraflar çekeceğim merak etmeyin. :)

P.S: Varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.

Evliya Çelebi’nin izinde…

1

Posted on : 30-09-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler

2011 yılı ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi’nin 400.doğum yıldönümü.

Buradan hareketle UNESCO gelecek yılı “Evliya Çelebi Yılı” olarak ilan etti.

(NOT: Avrupa Konseyi de Evliya Çelebi’yi “21. Yüzyılda İnsanlığa Yön Veren En Önemli 20 Kişiden Biri” olarak ilan etmiş.)

Evliya Çelebi’nin gezdiği şehirlerde 2011 yılı için çeşitli aktivite hazırlıklarına şimdiden start verilmiş.

Aklıma şöyle bir soru geldi:

Böylesine bir fırsat sosyal medya ortamında da değerlendirilebilir mi?

Her ne kadar ETS çok benzerini yapmış olsa da seyahat ve gezi yazıları yazmaya istekli kişiler arasında düzenlenecek bir yarışmayla seçilecek kişi / kişiler Evliya Çelebi’nin gezdiği yerlere giderek buradaki izlenimlerini paylaşabilir. Bir anlamda Seyahatname, 2011 yılında güncellenmiş olur.

Bunun dışında “Evliya Çelebi’nin izinde” konsepti içerisinde gezi programları da yapılabilir.

Turizm şirketleri açısından bu konsepte uygun paket turlar tahminimce yapılacaktır. Esasında daha çok kişinin seyahate çıkmasını teşvik etmek amacıyla yıl boyunca özel indirim fırsatları sunulabilir. Yabancı turiste uygun fiyat sunup kendi vatandaşına yüksek fiyattan oda veren işletmeler de böylece – bir yıllığına olsa da – insafa gelir.

Kendi adıma bende 2011 yılını “Seyahat” yılı ilan etmek istiyorum. Görmeyi istediğim bazı destinasyonlar var. Mesela yurtiçinde Kapadokya-Nevşehir, Ayder Yaylası, Safranbolu ve Hatay listemin üst sırasındalar. Yurtdışında ise Singapur, Hong Kong, Cape Town, Sydney var. Bu vesileyle seyahatlerimin titanyum sponsoru sevgili babam Bülent Önen’in de kulaklarını çınlatmış olayım. :)

Şaka bir yana 2011 Evliya Çelebi yılı umarım adına yakışır aktivitelerle kutlanır ve ülkemizin tanıtımına olumlu katkıları olur.

Sizce bu yıla özel daha başka neler yapılabilir?

Turizmde Kısır Döngüler

0

Posted on : 20-09-2010 | By : Çağdaş | In : Geziler & Keşifler, Havadan Sudan

Esasında bu yazıyı yazmama CNN Türk – 5N1K programında Allianoi ile ilgili tartışma sebep oldu.

Allianoi hakkındaki son dönemdeki tartışmaları takip ediyorsunuzdur. İ.Ö 2.yüzyılda sağlık tanrısı Asklepios’a adanmış ve Roma döneminde şifa arayan insanlar için bir sağlık merkezi Allianoi. Ancak yapılmakta olan baraj gövdesi ve çevre bağlantılarını sağlayacak yol yapımıyla beraber bu önemli merkez sular altında kalacak.

Ukalalık yapmak istemem ama kendimce iyi bir gezginimdir. Kuzey Amerika ve Avrupa kıtasında çok sayıda ülkeyi gezme şansım oldu ve bu ülkelerde tarihe verilen önemin ne kadar fazla olduğunu bizzat gözlemledim. Avrupa şehirleri tarih açısından çok zengindir ve tarihi yapılar büyük bir özenle korunur. Kuzey Amerika ülkelerinde ise tarihi yapı neredeyse yoktur, ellerinde olan az sayıda eseri de inanılmaz şekilde pazarlarlar. Emin olun ülkemizde bu ülkelerdekinden daha fazla tarih var. Nedense tarihi bir türlü sevemiyoruz, tarihi eserleri korumak bir yana yok etmek konusunda çaba sarf ediyoruz.

Tarihe meraklı ve bu uğurda para harcamaktan çekinmeyen turist kitlesine rağmen Türkiye’yi halen dansöz, kebap ve havuz başı animasyon çerçevesinde tanıtıyoruz. Bunun üzerine kendi vatandaşlarına turistlerden daha pahalı oda satan turizm anlayışını ekleyince garip bir kısır döngü içerisine giriyoruz. Sonra da gelen turistlerin ülke ekonomisine yeterince katkı yapmadıklarından dem vuruyoruz.

2 noktada sorunumuz var:

- Senelerdir ultra her şey dahil ve ucuz tatil konumlandırmasıyla turizmden gelir sağladık. Ancak bu gelir modeli ömrünü tamamladı. Gelen turistler şehre bile inmez oldu. Senelerin getirdiği alışkanlıkla bu modelden vazgeçemiyoruz.

- Tarih bilincimiz çok zayıf. Uzaklara gitmeyelim İstanbul’da bile inanılmaz sayıda tarihi eser var, hatta metro inşaatı kazısında Bizans dönemine ait en eski limanlardan birinin kalıntıları bulundu. National Geographic inanın bu konuyu bizden daha fazla işledi. Bu noktada tarih bilincimizin zayıf olmasını eğitim sistemimizdeki ezberciliğe bağlıyorum. Tarihi sevdirerek anlatmadığımız için bu konulara ilgi duymuyoruz.

Ülkemizin artık daha sofistike ve tarihi zenginliğe dayalı bir konumlandırmayla tanıtılmasını hayal ediyorum. Christian Jacq‘nün yazdığı kitaplara Mısır’a sağladığı katkıyı düşününce bizim de farklı bakış açılarını yakalamamız lazım. Turizm açısından önemli rakiplerimizden Yunanistan ekonomik krizle uğraşırken doğru bir konumlandırmayla çok daha kaliteli bir turist kitlesini çekebiliriz. Tabi Allianoi gibi değerlerimizi kaybetmeyerek…